| 16. GENEL KURULDAKİ KONUŞMA METNİ |
|
24.06.2007 DEĞERLİ ORTAKLAR; Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygı ile selamlıyor genel kurulumuzun sakin ortamda serbestçe tartışabileceğimiz ve sağlıklı kararlar alabilmesi ümidi ile biraz uzun konuşma olacağı gerekçesi ile divan başkanımızın hoş görüşüne sığınarak konuşmama başlıyorum. Yönetim kurulunun 2. Olağan Üstü Genel Kurulundaki söylemlerini hatırlatarak başlamak istiyorum
Yönetim kurulu son bir yıldır yoğunluk artışını ağzından düşürmüyor. Kendilerine yasal yolunun olup olmadığı sorulduğunda yanıtları biz hallederiz oluyor. Son günlerde ise ellerine aldıkları bir meclis kararını göstererek emsal var bizde artırabiliriz diyorlar. Ancak bu meclis kararının arsalarımızın planlama alanı dışında kalan bir alan olduğunu ve de en önemlisi kentsel dönüşüm kararı ile yoğunluk artışı yapıldığını ortaklardan gizliyorlar. Ben şimdi soruyorum yönetim kuruluna nasıl yoğunluğu artıracaksınız? Yanıt veremezler onların yerine ben yanıt vereyim kentsel dönüşüm yanı gece kondu önleme planı ile başka yolu yok. Size soruyorum hanginiz duydunuz niyetlerinin bu olduğunu hiç biriniz duymamışsınız eminim. Ben duymadım. Ortaklardan gizlenerek sözleşme imzalatılacaktı. 950 kişinin sağduyusu ile bu önerileri son anda engellendi aksi halde sanırım şimdi banka zadeler gibi bizde kooperatif zadeler olarak tarihe geçecektik. Peki, kafanızda kentsel dönüşüm planı var ve de Kentsel Dönüşüm Planı İle ilgili T.B.M.M. ne sunulan yasayı bekliyorsunuz neden gizliyorsunuz. Neden aracı firma ile anlaşıyorsunuz. Arsaların belediye tarafından kamulaştırmasına itiraz etmeyeceksiniz. Kamulaştırma kesinleştikten sonra belediye söz konusu firmayı tanımadı ne yapacaksınız? Belediyenin verdiği ile yetineceksiniz. Tabi ki burada birçok soru sorulabilir. Sadece bir firma yoğunluğu artırma garantisini kooperatifimize nasıl vermiştir? Yoğunluk artışı yasal bir işlem ise faaliyet raporunda adı anılan firmaların bu izni almasına engel teşkil eden husus nedir? Bunun cevabını verebilir misiniz? Eminim ki veremeyecek siniz. Çalışma raporunu kontrol edelim birçok yerde düzeltme var. Buna rağmen bilançoda kasa 1.500.000 YTL gösteriliyor. Denetleme kurulu raporunda ise 500.000ytl gösteriliyor. Bu ne düzensizlik gündem yazılırken dahi hata yapılmış örneğin 1163 sayılı kooperatifler kanununun 42. maddesinde “alınacak gayrı menkulün azamı satılacak gayrı menkulün ise aksarı bedelinin belirlenme yetkisi genel kurula” verilmişken gündemin 9. Maddesi (f) bendinde hisse değerinin alt sınırının belirlenmesine yetki istiyorlar. Bu bizleri kimlerin yönettiği açısından önemlidir. Hani Sözleşme 5 ayda kusursuz hazırlanmıştı değişmemesi gerekirdi ve değişirse firma sözleşmeyi kabul etmezdi şimdi ne odluda kusurlu hale geldi yeniden düzenlerdik diyorsunuz? 950 kişi arsanın değerini düşürmekle suçlanıyor. Aslında bu söylem ile kendilerini anlatıyorlar. 547 parsel dışında kalan alanların planlama süreci bitirilebilirdi bitmedi çünkü kafalarında başka şeyler yatıyor. Bitmesi durumunda şu anda hisse değerlerimiz en az 100.000 YTL: olabilirdi. Hisse değerlerini, 950 kişi 58.000ytl ye düşürmüş yönetim kurulu ise gazetelere ilan vererek tekrar yükseltilmiştir. 31 Mayıs 2006 tarihli hürriyet gazetesindeki ilanda hisse değerinin 90.000ytl olduğu söyleniyor ve arkasından “Alım satım işlemlerinizi kooperatif bürosunda yapınız” deniliyor. Şimdi soruyorum bundan ne anlarsınız. Kooperatif bürosu emlakçi dükkânımıdır diye sormaz mısınız? Değerlendirme raporuna kaç lira ödediniz soruyorum. Ödediğiniz paranın yüzde biri kadar getirisi odlumu? Yine hazırladığız anket sonuçlarından eminim ki çok memnunsunuz ve mükemmel bir anket düzenlediniz yoksa anketi hazırlarken demi 5 ay uğraştınız ortakları çaresiz ve alternatifsiz bırakmak için. Soruyorum size ne benim gelirimden, evimden, arabamdan. Siz maliyeci misinizde mal beyannamesi istiyorsunuz. Birçok ortak cep telefonundan aranarak vekâlet toplanmıştır. Kimin parasıyla aradınız ortakları muhakkakı kendi cep telefonlarınızdan aramışsınızdır. Eminim ki bu kadar düzenli seçim çalışmasını siyasilerde yapmıyordur onlar tüm seçmenlerini arayamazlar ancak siz aradınız ve kooperatif çıkarları için yaptınız çünkü sizden başkası bu kooperatifi yönetemez çünkü onlar satarlar siz hiç satmazsınız. Değerli ortaklar fırsat olsa çok fazla söylenecek şey var bunu sizlerde biliyorsunuz. Ancak hanı diyorlar ya alternatifleri yok? Size yapılması gerekenleri yanı alternatiflerimizin olduğunu söyleyerek sözlerimi bitireyim. Öncelikli olarak 547 parsel davası ve 10 parseldeki Çankaya Kadastro Müdürlüğündeki hisse ve yüzölçümü sorunları giderilmeli, parselasyon planı sonuçlandırılarak inşaat ruhsatlarının alınması aşamasına gelinmelidir. Çok seçenekli alternatiflerin olduğu anketler düzenlenerek ortakların görüşleri alınmalıdır. Ortaklar, genel kurullarda kısa sürede söylenenlerle karar vermek durumunda bırakılmamalı, yapılacak anketlerde tüm alternatiflerin olumlu, olumsuz yönleri anlatılmalı, bu alternatifleri özümseyerek genel kurula gelmesi, bilinçli bir şekilde kararlara katılma olanağı sağlanması gerekmektedir. Yönetim kurulunun “ortakların bu sorunları tartışmasına gerek yoktur, her şeyin doğrusunu biz biliriz bizden iyisini kimse bilemez, her zaman bizim söylemlerimiz doğrudur” mantığı demokratik bir yöntem olmayıp kooperatifimizi ne duruma getirdiği ortadadır.
Ankete konulması gerekli çeşitli alternatiflerin bir kaçını aşağıda özet olarak bilginize sunuyoruz: 1-Yurtdışındaki firmalarla görüşülerek (görüştüğümüz Alman yüklenici firmalar, alt yapısı dâhil isteğimize ve konut projelerimize göre yurt dışından kredi olanakları yaratarak konutlarımızı yapma önerisi getiriyorlar) kendilerinin kredi bulma şartı ile konutlarımızın yapılmasının sağlanması, 2- Bankalardan uzun vadeli kredi alınıp, fazla konut alanları ve ticaret merkezleri satılarak, mümkün olduğu kadar ucuza daire üretme olanağına kavuşmak, 3- Geçmişte olduğu gibi hissesini satmak isteyen ortakların hisselerinin kooperatifçe değerinden alınarak, hem hisse değerlerinin normal değerlerine çıkması, hem de ortak sayısını düşürerek kat karşılığı müteahhide verme yoluyla özlemini çektiğimiz dubleks dairelerimize kavuşma olanağının sağlanması, 4- Ortak alanların ( ticari, sosyal, spor, rekreasyon alanı vs.) tüm ortaklara ait olması koşulu ile 200 - 300 kişilik alt kooperatifler kurulması olanağının yaratılarak her ortağın yapılmasını düşündüğü alternatiflerle aynı düşüncede olan ve tanıdık kişilerin bir arada konut sahibi olmasının sağlanması, 5- Ortak alanları satıp ortaklara dağıttıktan sonra, herkese arsa payı tapusunu devrederek kooperatifin tasfiye edilme olanaklarının yaratılması, 6- Arsaların toplu olarak satılması ve ortaklara dağıtılması, 7- Yoğunluğun artırılması olanaklarının yasal boyutu ile araştırılması, çevrede bulunan mülk sahipleri ve kooperatiflerin haklarına tecavüz etmeden tüm bölge için yeni planlama süreci koşulunun yaratılması, 8- Mevcut yapılaşma planına göre işin kat karşılığı yaptırılması, Kooperatife düşecek konutların 2 üyeye 1 dubleks daire şeklinde dağıtılması, ayrıca ticaret merkezlerinin satılarak eşit olarak ortaklara dağıtılması veya pay edilmesi. Bu alternatiflerin birçoğu bizce uygun seçenek değildir. Ancak tüm olasılıkların olumlu veya olumsuz yönleri ile ortaklara sunulması onların tüm detayları bilmesi ve doğru kararların verilebilmesi açısından önem taşımaktadır. İtalya’nın Sicilya adasında bir kanaryanın gözünü kör edip kafese koymuşlar. Kuş kurtulmak için sürekli çırpınır ve kafesin köşesine çarptıkça da acı ile bağırarak ötermiş. Mevcut Yönetim Kurulu da bizi kafese koyduğunu zannederek “ Bizden başka alternatifiniz yok ” diye gözümüzü kör etmiş ve sürekli kafesten kurtulmak için çırpınıp duruyoruz. Biz diyoruz ki artık gözümüzü açalım, hep birlikte gücümüzün bilincinde olarak hareket edelim ve içinde bulunduğumuz kafesten kurtulalım. Diyor ve şunu bilmenizi istiyorum artık belediyelerle fazla işimiz yok, belediyelerin sığınması konumunda kendimizi hissetmeyelim. Gücümüze güvenelim konuya vakıf ve tüm olumlu olumsuzlukları sizinle paylaşan bir yönetimi seçin diyorum. Sizlere yönetim kurulunun yaptığı güzel şeyleri anlatmak çok isterdim ancak üzgünüm bu mümkün değil. Son olarak bir haber daha vermek istiyorum haniya yönetim kurulu sürekli hallederiz diyor ya 547nolu parsel davası, maalesef mayıs ayında Yargıtay’ca yeniden bilirkişi ve eksik evrak gerekçeleri ile dosya 14. asliye hukuk mahkemesine geri gönderildi. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
CENGİZ TEKİN
|










