| 08.08.2010 OLAĞAN üSTÜ GN. K. KONUŞMA METNİ |
| Cengiz Tekin tarafından yazıldı. |
|
08.08.2010 Tarihinde yapılan olağaüstü genel kuruluna ilişkin görüşlerimiz DEĞERLİ ORTAKLAR Yönetim kurulunun herkesin tatilde olduğu Ağustos sıcağında olağan üstü genel kurulu yapmasını kınayarak sözlerime başlamak istiyorum. Bunun gerekçesi, yoğunluk artışının 15 ağustosta yapılacak büyük şehir meclis toplantısına sokmak olamaz. Bir sonraki meclis toplantısına bırakılabilir genel kurul tarihini okullar açıldıktan sonra yapılabilir, her kesin katılımı sağlanabilirdi. Bunun yapılmaması af edilecek bir durum değildir. Yönetim kurulu genel kurul çağrı metnine ve defalarca mesaj yoluyla yaptığı çağrılarda “genel kurula katılamıyorsanız vekâlet verin veya kooperatif bürosuna fax ve eme ille yollayın” demesi suçtur taraf olan bir yapının vekâlet toplayıp kedine oy vereceklere bu vekâletleri yönlendirmesi genel kurulun iptal gerekçesidir. Her hangi bir ortak sanayi bakanlığına müracaat etmiş olsa idi eminim ki bu genel kurul iptal edilmiş olacaktı. Bunun izahını yönetim kurulu veremez verse de gerçekleri saklayamaz. Adımız çıktı ya muhalefete yine eleştiriyor diyeceksiniz. Keşke eleştirecek konu bulmasaydım da yönetim kurulunun yaptığı olumlu çalışmalarını alkışlayacak durumda olsaydım. Şimdi gelelim asıl konuya Yoğunluk artışı yapıp birer ev sahibi olmak yolunu seçmek; büyük çoğunluğu memurlardan oluşmuş kooperatifimiz için her ne kadar şehircilik ilkelerine ters de olsa doğru bir yoldur. Sahsım için en doğru yol, gelir guruplarına göre alt kooperatiflere bölünerek hiç yeni arayışlara girmeden ve zaman kaybetmeden konutlaşmaya gidilmesidir. Genel kurulda komisyona seçilip daha sonra istifa etmek durumunda kalan ve mesleki birikimine saygı duyduğum şehir plancısı serdar Nızamoğlu arkadaşımızın önerisi olan konut büyüklüklerinde değişiklikler yapılarak dar gelirli ortakların hiç para ödemeden veya çok az miktarda ödeme yaparak daha küçük lüks konutlara sahip olmasını sağlamak. Olanağı olan ortaklarınsa daha büyük lüks konutlara ödemesini yaparak sahip olunmasını sağlamak, yaşanabilir şehircilik anlayışı ile bize yakışan ortamlarda yaşama sansına sahip olmak idealım olan yoldur. Mevcut durumuza bakıldığında; uzun yıllar bekleyip artık umudunu kesen ortaklarımız için gerçek böyle olmasa da bir umut kaynağı gibi görünen bu yolu denemek gerekliliğine inanıyorum. Ancak sizlerle önümüze çıkacak engelleri paylaşmak istiyorum. Yönetim kurulunun yıllardır olmazları önümüze getirdiği ve her defasında büyük çoğunluğumuzun hayır dediği yoğunluk artışı istemi bu defa bir komisyon aracılığı ile karşımıza geliyor. Yapılan çalışmaların tamamına yakınında komisyon üyelerinin katkısı olduğuna eminim kendilerine hiçbir bedel almadan yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Umarım ki komisyonda ki arkadaşlarımız bu genel kurul sonrasında hiçbir şey olmamış gibi diğer olasılıklar üzerinde çalışma yapmaya devam ederler. Çünkü ben şahsen yoğunluk artışı yapılmasını koşullar gereği istememe rağmen yapılamayacağına inanıyorum. Yoğunluk artışı sonucunda birçok problemle kaşı karşıya kalınacaktır. Bu sorunlara karşı hazırlıklı olunmalıdır. Bunların bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum. Yeni çıkan belediyeler yasasına karşı ana yasa Mahkemesinde dava açılacak dava sonucunda yasa iptali söz konusu olabilecektir. Aynı şekilde mimarlar odası gibi kurumlar veya bireysel olarak açılacak davalar ile yoğunluk artışımız iptal edilebilecektir. Bu durumda kentsel dönüşüm planı ile yapılan yoğunluk artışları sırasında onaylı olan planlarımız belediye meclisince iptal edileceğinden yok sayılacaktır. Şehir plancılarından aldığım bilgi bu doğrultudadır. Böyle bir durumun oluşması kooperatifimizin uzun yıllar kaybetmesine neden olacaktır. Bu durum mutlaka detaylı bir şekilde tartışılmalıdır. Yoğunluk artışı plan aşamasında, kamusal alanlar yol vs için belediyeye terkler söz konusu olacaktır. İleri de planın bozulması durumunda geri alma durumu olmayacaktır. Bu durum mutlaka güvence altına alınmalıdır. Yoğunluk artışı yapıldıktan sonra iptal davalarının açılacağı dava süreçlerinin birkaç yılda biteceği, planlamanın iptal edilmesi durumunda en az 2 yıl kaybetme olasılığımızın olduğu hiç unutulmamalıdır. Yoğunluk artışı sağlanmak isteniyorsa mutlaka belediye ile ilişkiye geçerek belediye nezdinde sözleşme yapılması öncelikli olmalıdır. Aksı halde ne kadar iyi niyetli olunursa olunsun insanların kafasında birçok soru işareti olacaktır. Bölgede çok dar alanlarda yoğunluk artışı gerçekleşmiş olduğunu duyuyoruz. Bunlara bakarak mutlaka bizim alanımızda da yoğunluk artışı sorunsuz olarak kabul görür diye düşünmemek gerekir. Unutulmamalıdır ki bizim alanımız tüm bölge alanının üçte biri oranındadır. Dolayısı ile bizimle uğraşacaklarda çok fazla olacaktır. Tüm bunlara rağmen ileride suçlanmamak adına çok iyi hazırlanmış haklarımızı kaybetmeyeceğimiz noktada yetkilerin verilmesine hayır demeyeceğimi saygılarımla siz değerli ortaklarla paylaşmak isterim. 08.08.2010 Cengiz Tekin
|













