AKÇALI ARSA ve KONUT YAPI KOOPERATIF ORTAKLARI DAYANIŞMASI

Ziyaretçi Sayısı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün191
mod_vvisit_counterDün218
mod_vvisit_counterBu Hafta1705
mod_vvisit_counterGeçen Hafta1921
mod_vvisit_counterBu Ay4917
mod_vvisit_counterGeçen Ay5783
mod_vvisit_counterTümü77648

Online: 10
Your IP: 38.107.179.243
,
Today: May 20, 2012
/tr>

Sıcak Haberler

21. OLAĞAN GENEL KURULA GİDERKEN

 

20 MAYIS 2012 TARİHİNDE YAPILACAK 21. OLAĞAN GENEL KURULA GİDERKEN

Uzun zamandır kooperatifimiz hakkında görüş bildirmedim. Bildirmeyeceği mide uzun bir yazı ile web sitemizde sizlerle paylaştım. Bilindiği gibi 16 arkadaş sözleşme kararı alınan genel kurulun iptali için dava açmış ve dava henüz sonuçlanmamış olup sürmektedir. Bu davada şahsen taraf olmadım, olmama nedenlerini de önceki yazılarımda sizlere bildirdim. Benim dava ya taraf olmamam dava açan arkadaşların yanlış yaptıklarından değil, doğru yaptıklarını bile biledir.  Sadece, mademki yapılan sözleşmenin sakıncalarını anlatmamıza ve değişiklik önergeleri vermemize rağmen oy çokluğu ile sözleşme aynen kabul edildi artık sorumluluk yönetim kurulu ve sözleşmeye oy verenlerdedir düşüncesi ve bu sürecin yaşanmadan yönetimin yoğunluk artışı dışındaki alternatiflerle hiç ilgilenmeyeceği görüşünü taşıdığımdan olmuştur.

Çünkü yapılamayan bütün işlerin sorumluluğu yönetim Kurulunda değil genel kurul iptal davası açan 16 kişide gösterilmektedir. Bu doğru değil tabii ki günahı ile sevabı ile yapılanların Yönetim Kurulunda olması doğru olanıdır.

Öncelikle geçen genel kurulda söylediğim gibi yönetim kurulunun yapılamayan tüm işlerin sorumlusu olarak davayı açan ve müdahil olan 44 kişiyi göstermesini, adeta yönetim kurulu onlar imiş gibi eleştirmesini kınıyorum.

Bu davranış öteden beri yönetim kurulunun olağan tavrı olup hiçbir zaman ortaklara doğru bilgileri vermemiş, adeta yalanlarla, ortaklara yanlış bilgiler vererek istemlerini onaylatmaya çalışmıştır. Bu doğru değil tabii ki günahı ile sevabı ile yapılanların Yönetim Kurulunda olması doğru olanıdır. Ayrıca şahsım gibi davaya taraf olmamış bazı kişiler hakkında yönetim kurulunun, sürekli perde arkasında onlar var propagandasının yapıldığını duymaktayım. Bu söylem yapılıyorsa çok ahlaksız bir politika aracı olduğunu söylemek ve şahsen perde arkasında isem niye önünde olmayayım. Bu güne kadarki çalışmalarda hep önde olmuşumda bu davada mı sadece kendimi gizlemek durumunda kalmışım. Bu tür söylemleri, yayanları kınıyorum.

Birçok ortağımız durumu çok iyi bilmesine rağmen yönetim kurulunu desteklemektedir. Bunun nedenini sözleşme imzalansın hisse değerleri 100.000 in üzerine çıksın satıp kendime bir daire alayım düşüncesi olduğu içindir. Ancak bir türlüde değer yükselmiyor, uzun zamandır adeta yerinde sayıklıyor. Neden yükselmiyor diye hiç kendimize soru soruyor muyuz? Bakın 1/25.000 lık planlar yapılmış yani eski planlar ortadan kalkmış! 1/5000 lık planlarda çıkacakmış. Bu durumda piyasa neden yükselmez, nedeni belli Çankaya Belediyesi ve Şehir Plancıları odası dava açmış dava sonunda da plan aynı bölgede yapılan Kentsel Dönüşüm Planı gibi kaçınılmaz olarak bozulacaktır. (bozulma örneğini web sayfamızdan Aydın Beytepe Yapı Kooperatifi arsaları ile ilgili kararda görmeniz mümkündür.)

Bu yazımda, Genel Kurul Çalışma Raporunda gözüme takılan 4 konu hakkında sizlere mesaj vermeye çalışacağım. Daha sonrada sözleşmeye ilişkin çelişkileri başka yazıda aktaracağım.

Bu yıl gündemde seçim yok, yönetim kurulu rahat olacak, hiç umudum yok ancak yine de bir temennimi iletmek istiyorum.  Umarım sakın ve aklıselim olarak geleceğimizi belirleyecek düşüncelerin serbestçe tartışıldığı bir ortam yaratılır. Hiç umudum yok dedim bunu çalışma raporundaki ve kooperatifin internet sayfasındaki yönetim Kurulunun muhaliflere karşı aldığı tutumu gördüğümden dedim.

Gündemin 7. Maddesi;

D- bendinde istenen arsaların değer tespitinin yeniden yapılması yetkisi neden isteniyor? Bilindiği gibi önceki yıllarda değer tespiti yaptırılmış ve bir hayli ödeme yapılmıştı.

E- bendinde arsalarımızın bulunduğu alan için kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilmesi ve projelerin uygulanması yetkisini istiyor. Bu yetkinin önceki genel kurullarda alınması gerekmez miydi? Sormak gerekir. Alanlarımız için Büyük Şehir Belediye Meclisinde Kentsel Dönüşüm Kararı çıkmış hatta 1/25.000 lik planlarda meclisten geçmiş, planlara karşı hem Çankaya Belediyesi hem de Şehir Plancıları Odası dava açmıştır. Bu bilgileri çalışma raporunda görmek mümkündür. Yönetim kurulu önceki yıllarda yaptığı uygulamalara devam etmektedir. Harcama yaptı daha sonra yetki aldı. Sebepsiz zenginleme ve planlama sonunda ki değişikliklerle ilgili davalardan vaz geçti daha sonra yetki istedi.  Her genel kurulda söyledik yapılmak istenen kentsel dönüşüm planıdır. Ancak bu güne kadar Kentsel Dönüşümü Hiç de ağzına almayan yönetim artık almaya başlamış.

Çalışma raporunun Hak edişlerin durumu maddesinde AGM firması ile yapılan kontrollük sözleşmesi gereği 117.099,66 TL ödendiği belirtilmektedir. Henüz planlaması olmayan ve yoğunluk artışı ile ilgili davaların çokça açıldığı durumda kontrollük firmasına gerek olup olmadığı düşünüldü mü? Ayrıca bu kaleme ilişkin 117.099,66 TL ödeme yaptığı bildirilirken 2011 yılı gelir gider tablosunda kontrollük gideri 79.823.00 TL gösterilmiştir. Bu durumda 2 rakamdan biri yanlıştır. Eğer 79 bin rakamı yanlışsa tüm bilançoda yanlıştır. 117 bin rakamı yanlışsa yönetim kuruluna sormak gerekir, nedir bu kontrolsüzlük diye. Yorum yapmaya gerek duymadan.

547 Parselle ilgili hazine adına lehte verilen kararın Yargıtay’ca onaylandığı ve kesinleştiği söylenmektedir. 547 parselin Kooperatifimize geçmesi için ne çalışma yapılıyor. Bu konuda çalışma raporunda herhangi bir açıklama yapılmamış olup yönetim kuruluna sormak gerekmektedir. Ne gibi çalışma yapılmaktadır?

Cengiz TEKİN

 

Alt Yapı

Değerli Akçalı Kooperatifi Ortakları, 16 Mayıs 2010

Vatandaşların, ilgili idareleri dururken topluca para vererek evlerine kadar kendi kendilerine yol açtırıp asfalt döktürdükleri, atık su, yağmursuyu, içme suyu, doğalgaz şebekesi döşettirip, elektrik- telefon hattı çektirdikleri Türkiye’nin hangi İlinde, İlçesinde, Köyünde görülmüştür?

Kamunun yapması gereken altyapı yatırımlarını biz neden kendimiz para vererek yaptıralım? Oturduğumuz evlerimizin yollarını Belediyeler açmıyor mu? Elektriğini BEDAŞ girişteki kofraya kadar, doğalgazını BAŞKENT DOĞALGAZ, suyunu ASKİ girişteki dış vanalara kadar getirip bırakmıyor mu? Neden kamu yatırımcılığına soyunalım? Bizlerden toplanan vergilerin amacı zaten bu tür hizmetlerin kamu idareleri aracılığı ile bizlere kazandırılması değil mi?

İşlerin başlama aşamasında yapı ruhsatı, iskân ruhsatı veya proje onayları vb. nedenlerle ilgili idarelere başvuru yapıldığında harç adı altında bizlerden bu hizmetlere karşılık gelen paralar zaten alınacak. "ben parasıyla daha önceden yaptırmıştım bu nedenle ödemek istemiyorum" deme şansım bulunmayacağına göre, bu hizmetlerin kooperatifçe yapılması halinde aynı işe iki defa para ödenmiş olacaktır.

Ayrıca bölgede Akçalı Kooperatifi dışında hâlihazırda yerleşik vaziyette ikamet eden pek çok kooperatif bulunmaktadır. Dolayısı ile yol, su, elektrik vb. hizmetler geldiğinde bölgesel bütünlük nedeniyle Akçalı kooperatifinin dışındakilerde bu hizmetlerden ortak olarak yararlanacaktır. Bu nedenle yalnızca Akçalı ortaklarından toplanacak paralarla o bölgede bulunan diğer kooperatifleri de aynı hizmete ortak etmek adil değildir.

Kooperatifçe Alt yapı için ARTI ltd. şirketine şimdiye kadar yaptırılmış çalışmalar ön etüd” çalışmalarıdır. bu çalışmaların uygulamaya girebilmesi için saha çalışmalarının da yapılarak Uygulama Projelerinin” hazırlanması gerekmektedir ki bu da yaklaşık bir yıllık zaman alacaktır. Projeler hazırlandıktan sonra uygulama içinde yaklaşık iki yıllık zaman düşünüldüğünde toplamda üç yıllık bir zaman düşünülmelidir ki bizler için büyük bir zamandır.

Alt yapı için ARTI ltd. şirketinin hazırladığı maliyet hesaplarına göre bu işler için 2009 birim fiyatları ile 73.089.000 TL lik tutar öngörülmüştür 2010 yılı için belirlenmiş 1.026 lık karne artış katsayısı ile bu rakam 74.989.314 TL olmaktadır. Bunun 3381 kişiye bölümü sunucunda ortak başına 22.600 TL düşmektedir. Bu işler için 2010 yılı tahmini bütçesine 145.000 TL konulmuş olup, daha ne kadar yol alınacağı aşikârdır.

Değerli Ortaklar, yapılaşma yolunda alınacak uzun ve zorlu bir yol bizleri beklemektedir. Bu yolda sınırlı kaynaklarımızın şimdiden israf edilerek kullanılması, ekonomik açıdan bizleri zayıflatması anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak; Arsamızın değer kazanması için alt yapı yapmalıyız dan önce, kooperatifin yapılaşma ve organizasyon şekilleri araştırılmalıdır. Türkiye’nin hiçbir yerinde üç bin kişilik kooperatif yedi kişi ile yönetilmemektedir. Arsamızın değerini asıl bu belirsizlikler düşürmektedir. Alt yapının bu şekli ile ortaklarımızın kendi öz kaynakları ile yaptırılması uygun değildir. “Başvurduk olmadı ne yapalım? ” kolay anlayışından vazgeçilerek ilgili kuruluşlar nezdinde aktif girişimler yapılmalı, bölgede ikamet eden ve yatırımları ortak kullanacak diğer bütün kooperatif ve birlikler ile birlikte ortak hareket edilerek, bölgenin yatırım programlarına alınması sağlanmalıdır.

Saygılarımla,

Serdar Karabeyoğlu