| 20.OLAGAN GENEL KURUL DEĞERLENDİRMEM |
| Cengiz Tekin tarafından yazıldı. |
| Salı, 17 Mayıs 2011 21:46 |
|
Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE 15.05.2011 tarihinde yapılan 20. Olağan genel kurul değerlendirme konuşmam SAYIN DİVAN, DEĞERLİ MİSAFİRLER, SAYGI DEĞER ORTAKLAR Şubat ayında yapılan olağanüstü genel kurulunda onaylanan sözleşmede gördüğümüz tehlikeleri sizlere anlatmaya çalışmış ve söz konusu çekincelerin ortadan kaldırılmasını için verdiğimiz öneri sizlerin onayına sunmuştuk. Hatırlarsanız tek terk verilen önerilerimiz divan tarafından okunmadan genel kurul onayına sunulmuş ret edilmiş daha sonra toplu olarak verilen önerilerimiz ise tek tek tartışılıp onaylanması gerekirken tartışılmadan toplu olarak genel kurul onayına sunularak ret edilmişti.
Genel kurula katılan 1005 asıl ortağın bir kısmının olumsuzluklara tepki gösterdiğini, bir kısmının hisse değerleri biraz artsın elden çıkarayım düşüncesi ile çoğunluğun ise çaresizlik içinde sessiz kaldığını ve sözleşmeyi onayladığını gördük. İleride kooperatifimizi sıkıntıya sokacağını düşündüğümüz yapılan sözleşmeyi, ortakların iradesine saygı göstermeliyiz düşüncesi ve Kooperatifimizi bekleyen tehlikeleri bizzat yaşayıp sonucunu görünceye dek beklememiz gerektiği gerekçeleri ile yasal yola başvurulmasını uygun bulmadık. Aksi halde yönetim kurulunun bu güne kadar olduğu gibi “ bedava konut sahibi yapmamızı engelliyorlar” söylemleri ile suçlanacağımızı ve bu gün olduğu gibi gerçek yolumuzu hiçbir zaman bulamayacağımızı düşündük. Bizler, bu sürece yanı yoğunluk artışı ile ilgili yapılacak çalışma sürecine, yapılan sözleşmeyi doğru bulmadığımızdan müdahil olmayacağız görüş bildirmeyeceğiz. Bunun da bilinmesini isteriz. Bir kısım arkadaşlar ileride önüne geçilemeyecek hasarlar oluşur gerekçesi ile sözleşmeye karşı dava açtılar bu iradeye uygun bulmasak ta saygı duymamız gerekir. Genel kurulumuzca seçilen komisyona bizim önerdiğimiz avukat arkadaşımız Ayhan Tuncer yapılan sözleşmenin mimarlarından biri olduğunu biliyoruz. Daha önceleri aynı düşünceleri paylaşıyor, birlikte hareket ediyorduk ancak yoğunluk artışı konusunda farklı düşüncedeyiz. Hiç kendisi aleyhine farklı düşünüyor diye söz söyleyebilir miyiz? Asla böyle bir şey olamaz. Biz farklı düşünsek de birbirimizle görüşüyor ve birbirimizin görüşlerini alıyoruz. Sizce doğru olan bu değil midir? Acaba yönetim kurulu hiç bu yöntemi denedi mi? Siz; doğru ve yasalara uygun işler yapıyorsanız endişe edilecek bir durum söz konusu değildir. Çünkü mahkemeler yasalarla doğru olanın yanında olacaktır. Yönetim kurulunun; yaptığı toplantılarda, yayınladığı bültende ve web sitesinde isimlerini yayınlayarak dava açanlara karşı uyguladığı linç girişimi doğru bir davranış mıdır? Sizlere sormak isterim. Bizler bu üslubu kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki dava açılmasında yönetim kurulunun katkısı büyüktür. Eğer olağan üstü genel kurulda verilen öneriler tartışmaya açıldıktan sonra ret edilmiş olsa idi kimse dava açma yoluna gidemezdi. Kaldı ki verilen önerilerin birçoğu yönetim kurulu ve komisyon üyeleri tarafından da kabul edilmiş yanı değişebilir denmişti. Dolayısı ile bu yol seçilmiş olsa idi bazı maddeler değiştirilerek sözleşme kabul edilmiş olacaktı. Bu durumda hem ortaklar tatmin olacak hem de yüklenici firma kabullenmek durumunda olacaktı. Yönetim kurulu tavır ve davranışları ile adeta kooperatifimizi ayrıştırmaya, kamplara bölmeye çalışıyor. Yönetim de olmak belli sorumlulukları almayı gerektirir. Birlikteliği sağlamak yönetimin aslı görevidir. Yapılan sözleşmede hangi noktalarda endişe duyduğumuzu anlatmaya gerek yoktur. Bu görüşlerimizi isteyen ortak akcalilar.com web adresinde görebilir. Her ortağın farklı düşünceleri de bilmesi gerektiğine inanıyor ve bu siteden mutlaka duyduğumuz kaygıları öğrenmenizi istiyoruz. Yönetim kurulunun sürekli dava açıldığı için hisse değerleri düşüyor şeklinde propaganda yapması doğru bir tavır değildir. Aslında bu söylemler hisse değerlerinin düşürmesinde etken oluyor. Oysa yaptıklarına güvenerek, dava açsınlar önemli değil biz doğru olanı yapıyoruz dolayısı ile bizi engelleyemezler söylemi ile ortakların karşısına geçebilselerdi daha etik davranmış, ortakları daha heyecanlandırıcı ve güven verici bir ortam yaratmış olmazlar mıydı? Hatta sizce hisse değerlerinin düşmesini önleyici etken olmaz mıydı? Yönetim kurulunun bu söylemleri kendilerine güvenemiyorlar düşüncesini yaratmıyor mu? Yönetim kurulunun, almış olduğu sorumluluk 3381 ortağın sorumluluğu olup tüm davranış ve konuşmalarına azami şekilde dikkat etmeleri gereklidir. Aksı halde verilecek zarar hepimize mal olmuş olacaktır. Bir örnek verecek olursak, Belediye yönetimi ile iyi ilişkilerimiz var diyen yönetim kurulu, şubat ayında yapılan olağan üstü genel kurulunda neler söylemişti bakalım *Yoğunluk artışı yapılamaz deniliyor, Ankara’nın kalbine hançeri saplayarak belli yerlere yoğunluk artışının nasıl yapıldığını biz biliyoruz. *Açık konuşuyorum Avni arkadaş adını da veriyorum bizi, meclis üyesine (adı açıklanıyor ancak etik bulmadığımızdan yazmayı uygun bulmadık) götürdü kendisi ile 5 ağustosta görüştük, artışın %30 unu Ankara belediyesine veya Keçiören Belediye spora devredelim dedi, hala bekliyoruz. *Senin dediğin firma ile anlaşsak iyi olacaktı şimdi kötü olmuş. Bu söylemler çok tehlikeli bir söylemdir. Siz yoğunluk artışı yapılan alanlar için Ankara’nın hançerlendiğini söyleyeceksiniz arkasından yoğunluk artışı için belediye ile ilişki kuracaksınız ve siz belediye meclis üyesi ile görüşeceksiniz o size belediye adına yanı Belediye başkanı ile yaptığı görüşmeyi aktaracak siz bunu birilerinin adamı kabul edeceksiniz adını vererek deşifre edeceksiniz. Belediye meclis üyesi belediye adına aracılık eden kişidir. Senin benim adamım olsa ne olacak sonuçta yine o kişinin olurunu almak zorunda kalmayacak mısınız? Öyleyse bu saldırganlık niye? Kaldı ki getirilen öneri hiç gündeme getirilmedi. Bizim yoğunluk artışı yapılamaz görüşümüze karşın yapılan öneri kabul edilse idi bu sözleşmeden çok daha avantajlı konumda olurduk. Tabii ki öneri yapıldı hala bekliyoruz dendi ancak beklenmediğini de biliyoruz. Söz konusu meclis üyesi ile yapılan 2. görüşmede arsa yerine para istendiğini de biliyoruz. Şahsı görüşüm mademki yoğun şekilde sözleşme tarafınızdan kabul görmüştür, eğer söylendiği şekli ile inanmamamıza rağmen yoğunluk artışı sağlanırsa ödeyeceğimiz 40.000-50.000 TL ödemeyi de kabul ediyor yolunuz açık olsun diyor, umarız bizim kaygılarımız geçekleşmez, biz yanılmış oluruz dileklerimle hepinize saygılar sunarım. Cengiz TEKİN |
| Son Güncelleme: Perşembe, 29 Aralık 2011 07:40 |












